'Meclis'teki tasarı ile kurumsallaşmış amele pazarı yaratılıyor' 2016-04-09 09:10:52 İSTANBUL(DİHA) - Meclis'te önümüzdeki hafta görüşülecek Özel İstihdam Bürolarına dair yasa tasarısına tepki gösteren Çalışma Yaşamı Uzmanı Serkan Öngel, tasarıyı "Amele pazarının kurumsallaşmış hali" olarak nitelendirdi. İşçiler için "kiralık işçi" dönemini başlatacak ve Özel İstihdam Büroları'nın "işçi simsarlığını" yasallaştıracak olan yasa tasarısının görüşmeleri önümüzdeki hafta Meclis'te görüşülmeye başlanacak. Güvencesiz ve esnek çalışmanın önünü açacak ve yaygınlaştıracak yasaya emek örgütlerinden tepkiler gelmeye devam ediyor. Çalışma Yaşamı Uzmanı Serkan Öngel, AKP iktidarının emek alanına yasayla vurmaya çalıştığı darbeye ilişkin DİHA'ya konuştu. 'Mevcut sistemin gerisinde bir yasa' Kamu sektöründe 2000'li yıllarda yaygınlaşan taşeron işçiliğin, sağlık alanı başta olmak üzere tüm alanları hegemonyası altına aldığını belirten Öngel, AKP'nin mevcut taşeron sistemin daha da gerisinde bir modeli Meclis'e sunduğunu söyledi. 'Ne memur ne işçisin' Yeni taşeron yasasıyla işçinin statüsüz bırakıldığını belirten Öngel, "Ne memur, ne işçi statüsündesin.. Bu tasarının kabulü halinde taşeron işçiler artık işçi sayılmayacakları için birçok sendikal haklarını talep edemez durumda olacaklar. Bu yasa işçinin var olan tüm hakkını elinden alıyor" diye konuştu. 'Kurumsallaşmış Amele Pazarı' Geçici iş ve işçi bulma amacıyla kurulan Özel İstihdam Büroları'nın, sigortasız, güvencesiz, esnek çalışmanın en yaygın uygulandığı yerlerden olduğunu belirten Öngel, mevcut durumuyla dahi emek sömürüsünün en derin yaşandığı yerler olan bu büroların yasal statüye alınması için gündeme getirilen yasayı "Amele pazarının kurumsallaşmış hali" olarak nitelendirdi. 'Yasa kadını eve kapatacak' Özel İstihdam Büroları'nın evden çalışmayı yaygınlaştırdığı için kadını "eve kapatmada" da önemli rol oynadığına vurgu yapan Öngel, "Bu tasarıyla amaç evden çalışmayı yasalaştırarak kadını eve kapamak. Kadın evdeyken çocuğuna, yaşlısına baksın. Evin işlerini yapsın. Diğer taraftan da ucuz iş gücü olarak evden çalışsın" şeklinde konuştu. 'Fon adı altında gasp ediyorlar' Türkiye işçi sınıfının en büyük kazanımlarından birinin Kıdem Tazminatı olduğunu söyleyen Öngel, 12 Eylül darbesiyle gelen kısıtlamalara rağmen işçilerin hala yaşam güvencesi olan kıdem tazminatının da fon adı altında gasp edilmek istendiğini söyledi. Düzenlemenin işçinin yararına olduğu söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Öngel, amaçlananın ise işveren üzerindeki yükü kaldırmak olduğunu söyledi. 'İşten çıkarma rahat olacak' Kıdem tazminatının fona devriyle işçilerin işten çıkartmaların önünün açılacağına dikkat çeken Öngel, "Mevcut yasaya göre bir işçinin Kıdem Tazminatı bir yıla bir aylık ücret iken, fona devriyle bu durum üç yıla bir aylık ücret şeklinde olacak. Dolayısıyla çok büyük bir kayıp var ortada. Yine şu anki yasaya göre işçi işten ayrıldığında kıdem tazminatını alabiliyor. Fona devriyle birlikte bu da ortadan kalkacak. İşçi tazminatını emekli olduğunda yani 10-15 sene sonra alabilecek. İşçi mezarda emeklilik gibi mezarda kıdem tazminatı alacak. Bu süre zarfında ise oluşan bu kaynaklar bankalar ve emeklilik fonları tarafından kullanılacak" dedi. (bö -gab/çk/mö)