DİHA - Dicle Haber Ajansı

Çalışma Yaşamı

Maden işçileri açlık grevine giden süreci anlattı

 
28 Mayıs
09:06 2016

ANKARA (DİHA) - Yüzlerce işçiyi mağdur eden DEKA madencilikte 20 yıldır çalışan, vardiya şefi Hüseyin Cindi, emeklerinin karşılığını ve iş güvencelerinin alana kadar mücadele edeceklerini söyledi. Cindi, yoğun bir polis baskısıyla karşı karşıya olduklarını ve basına izin verilmeyerek mücadelelerin engellenmeye çalışıldığını ifade etti.

Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde kendilerini madene kapatarak açlık grevine başlayan işçilerin eylemleri devam ediyor. DEKA madencilikten 4 aydır ücretlerini alamadıkları için açlık grevine başlayan işçilere ise madenin 150 metre ötesinde bekleyen işçi arkadaşları ve ailelerinin desteği de sürüyor. Maden önünde bekleyen işçilerinden biri de Hüseyin Cindi. Tam 20 yıldır DEKA maden işletmesine bağlı madenlerden kömür çıkartan Cindi, yıllarca çalıştığı DEKA madencilik tarafından mağdur edildi ve almadıkları ücretleri ile iş güvencesi hakkı için maden önünden ayrılmamakta kararlı.

Eylem kararı maden koğuşlarında alındı

Ocak ayı itibariyle maaşlarını alamadıkları için eyleme geçme kararı aldıklarını belirten Cindi, "Nisan'ın 4'üne kadar bekledik. O gün geldiğinde köylerden gelen her işçi servisinden bir arkadaşımızı İŞKUR'a gönderdik ve durumumuzu sorduk. İşe girmeme hakkımız olduğunu öğrendik. Sonra madendeki koğuşlarımızda toplandık ve iş bırakma eylemine başladık" diye açlık grevine varacak olan sürecin başlangıcını aktardı.

Para yatıracakları sözü verdiler kayyum atandı

Eyleme başlamalarının ardından 12 Nisan'da madenin şefinin kendilerin aradığını söyleyen Cindi, işçilerin yaşadıklarını şöyle anlattı: "Yarın Zonguldak'ta toplantı var deyip bizi çağırdı. Biz gittik. Toplantıda DEKA'nın şefleri, çavuşları, mühendisleri ve müdür İlyas Altun olmak üzere birde DEKA'nın patronları Halit Demir ve Musa Demir vardı. Orda bize 'çalışın size 2 bin TL vereceğiz' dediler. 3 aylık maaşımıza 2 bin TL. Bunu kabul etmedik. Şimdilik 2 bin TL'yi yatıralım sonra Mayıs'ın sonunda paranın kalanını yatıracakları sözünü verdiler. Bu sözü 12 Nisan'da verirken, parayı 13 Nisan'da çekebileceğimizi söylediler. Biz de parayı çekmeye gittik. Sonra öğlen saatlerinde bir haber geldi madene kayyum atanmış. Ondan sonra bizim para alma olayımız bitti. Müdürü aradık 'işveren bu saatten sonra bir şey yapamaz' dedi."

'Savcılığa giderken polis aradı geri çağırdı'

Daha sonra Valilikle görüşmeye gittiklerini söyleyen Cindi, "Valilikle görüşmek istedik ama özel kalemden yukarı çıkamadık! Bize 'bu yargı süreci, savcılığa giden' dediler. Biz tam savcılığa gidiyorduk bir telefon geldi bir polis bizi valiliğe çağırdı. Valiliğin önüne gidince iki otobüs ile işçileri doğru emniyete götürdüler, ifade almaya. 53 işçinin ifadesini aldılar. Sonra kayyumları çağırdılar. Arkadaşlar ifade vermeye devam ederken biz İlker Demir, Polat Sezgün ve avukat Engin Üstünkol adlı kayyumlarla görüştük. Sonra avukat Üstünkol bizi tam bir ay oyaladı, 'bu gün para yatacak yarın yatacak' diye" şeklinde aktardı.

'Canlı yayına çıkınca savcısı, valisi haber gönderdi'

Cindi, 'para yatacak' vaadiyle Mayıs ayına kadar geldikleri belirterek, "1 Mayıs'ta bize kürsü vermediler derdimizi anlatalım. Bizde oradan çıktık Valiliğin önüne geldik. Oturma eylemine başladık. 3 akşam valilik önünde yattık. Kimse bizle ilgilenmedi. Sonra bir TV kanalında canlı yayına çıktık. Ertesi gün savcısı, valisi, kayyumu hepsi bizle görüşmek istedi, haber gönderdi. Biz 3 gün önünde yattığımızda vali bizim yanımızdan geçip, kafasını çevirmiyordu" şeklinde konuştu.

Kayyumlar DEKA patronlarına güveniyormuş!

Basına çıkmalarının ardından kayyum Engin Üstünkol ile bir görüşmesini aktaran Cindi, şunları söyledi: "Bir hafta içinde paraların yatacağı sözü verdi. Sonra bize 'Musa Demir'in samimiyetine güveniyorum' dedi. Bu adamı terör örgütü ilan etmiş devlet. Engin Üstünkol'u da o şirkete atamış. Ama Engin Üstünkol, patron Musa Demir'e güveniyorum diyor. Böyle bir devlet olur mu? Biz çıktık haftalar geçti yine paralarımız yatmadı."

Kayyum işçileri istifaya zorlamış

Aradan geçen kısa bir süre sonra bir toplantı daha yaptıklarını belirten Cindi, "Zonguldak Emniyet Müdürü Osman Ak, kayyumlar, İŞKUR müdür ve Ankara'dan bir müfettiş gelmişti. Görüşme yaptık. Yine söz verdi hepsi. Ancak kayyum bizim çıkışımızı vermedi. Bize 'kendimiz çıkışınızı alın' dedi. Biz çıkışımızı alsak işsizlik maaşı alamayacağız. Onlarda bunu biliyor. Ama kayyum çıkışımızı verse işsizlik parası alabiliyoruz" diye aktardı.

Cindi, toplantının ardından birkaç gün sonra kendilerin haber geldiğini söyledi ve "Bir baktık arkadaşlar kendilerini ocağa kapatmış. Hemen ocağın önüne gittik. O zamandan bu zamana süreç böyle devam ediyor işte" dedi.

Baskı çok, basına izin verilmiyor

Cindi, işçilerin açlık grevine başlamalarının ardından çok yoğun polis baskının da başladığı söyledi ve şöyle devam etti: "Eylem yerinin 500 metre alt tarafından barikat. Madenin önünde barikat. Basına izin vermiyorlar, bizim haberimizi yapsın. Bizi bile geçirmiyorlar. İşçilerin eşleri gelip tartışma çıkınca biz anca geçebiliyoruz. "

'Sadece alacaklarımızı değil iş güvencemizi istiyoruz'

20 yıldır DEKA'da çalıştığı, bu yaşanları ne kendisinin ne de her hangi bir işçi arkadaşının hak etmediğini belirten Cindi, şu talepleri dile getirdi: "Biz ilk olarak 3 aylık maaşlarımızı istiyoruz. Ancak asıl önemlisi biz alacaklarımızı aldıktan sonra ne yapacağız. Bizim sonumuz ne olacak? Biz iş güvencesi istiyoruz. Bize iş gösterilmeli. Bunların sorumlusu biz değiliz. Burası bir işletme. TTK'nın sahaları buralar. TTK mühendis göndersin, biz çalışalım, onlar kömürü satsın. Bu iş bu kadar basit."

(sg-dn/mö)




Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR